Yeni bir dönem,yeni sorunlar…
Bu öğrencilerin derdi tasası ne zaman bitecek merak ediyoruz. Tatil bitmiş okullara geri dönme vakti gelmişti. Harç, kayıt, bandrol parası, kalacak yer problemi, ders seçme sırasında karşılaşılan sorunlar…. Öğrenciler tüm bu can sıkıcı problemlerin kendilerini beklemekte olduğunun farkındaydı. Ama daha şehirler arası otobüsten yeni inmiş belediye otobüslerine doğru ilerlerken bu sorunlara bir yenisinin daha eklendiğinin farkına vardılar. Otobüs bileti tam 2YTL olmuştu üstelik öğrenci bileti(indirimli) kaldırılmıştı. Bu sadece öğrencileri değil tüm Bursa halkını rahatsız etmekteydi. Herkes bu konuya ilişkin bir şeyler yapmanın gerektiği konusunda hemfikirdi. Uludağ Üniversitesi Öğrencileri bu konudan dert yanıp sadece konuşmanın yeterli olmadığının, tepkilerin yüksek sesle söylenmesi ve gösterilmesi gerektiğinin farkına varıp harekete geçtiler. 25 Eylül Pazartesi itibariyle kampustaki Atatürk anıtının bulunduğu boş alandan kütüphaneye kadar “sessiz yürüyüş” yapılmaya başlandı. Her geçen gün sayı artmaktaydı. Otobüse binmek için kullanılan Bukartlar eylemlerde ellerde birer döviz oldu. Bukart’ını kapan eyleme koştu. Uludağ Üniversitesinde uzun süredir görülmeyen 500 kişilik eylemler yapılıyordu. Herkes karalıydı zamlar geri çekilene kadar kimse eylemden vazgeçmeyecekti. Öğle tatilinde, eylem alanı öğrencilerin buluşma noktası olmuştu. Sesiz yürüyüş artık ses çıkarmaya başlamıştı. Ama öğrenciler daha fazla ses çıkartmak gerektiğini düşünüyorlardı. Bukartlar cebe konulmuş alkışlar üniversiteyi inletiyordu. Kitleyi gören insanlar alkışlarıyla,kornalarıyla destek verdiklerini gösteriyorlardı. Bu haklı mücadelelerinde yalnız olmadıklarını görmek yüzlerce insanın destek verdiğini görmek içlerindeki coşkuyu daha da artırdı. İmza kampanyası ilede 3 günde 10.000 den fazla imza toplandı. İki haftadır sürdürülen kitlesel eylem bir yerleri feci şekilde rahatsız etmekteydi. Jandarma tarafından “bir grup” öğrencinin kulağına bu eylemleri noktalamadıkları taktirde müdahale edecekleri ve gözaltına alacakları söylenmekteydi. Bu “bir grup” öğrenci maalesef jandarmanın kendilerine yaptığı uyarıdan kaynaklı eylemden çekilme kararı aldı. Ama büyük bir çoğunluk bu eylemi bitirmeyecekleri konusunda kararlıydı ve her ne olursa olsun sonuç alınmadığı taktirde bu eylemlere devam edeceklerini söyleyerek devam kararı aldılar. Bu eylemler kısmen sonuç vermeye başlamıştı dolmuş fiyatlarına yapılan zam aşağı çekilmişti ve rektörlük otobüs zamları ile ilgili belediye ile görüşeceğini tüm öğrencilere duyurmuştu.toplanan imzalar kitlesel bir katılımla Bursa Büyükşehir Belediyesine teslim edildi ve görüşmeden çıkacak karar beklenmeye başlandı. Öğrenciler bu görüşmeler sonucu çıkacak kararın aleyhlerine olacağı taktirde eylemlerine devam edeceklerini açıkladı. Bizde öğrenci postası olarak her zaman ki gibi oradaydık ve arkadaşlarımızla genel havayı koklamak için sohbet ettik. Bu olayda herkesin söyleyecek bir sözü vardı.İşte bunlardan bazıları;
Bence jandarma hiç adil davranmıyor. Bizim elimizde kitap onların elindeyse silah var.
Jandarmanın kampus içinde olmasını anlamıyorum zaten ancak burada olduğuna göre ilk aklıma gelen herhangi bir tehlikeyi önlemektir. Ama jandarmanın silahları ve jopları bence bizim alkışlarımızdan daha tehlikelidir.
UÜ ‘de 10 yıldır yaşanmayan bir eylem kültürü oluşmuştur. Artık üniversitede herkesin ulaşım zamlarına ilişkin bir sitemi vardır.
Normalde bulaşmam böyle işlere ama biletlerin 2 YTL olması çok zoruma gitti.dayanamadım bende geleyim dedim.
Böyle bir şeye başlamak önemli ama bunun devamının getirilmesi lazım.
Abi Bu yürüyüşlerin faydaları saymakla bitmez bunlardan bir tanesi de yemek sonrası hazımsızlığı gidermesi.
4 yıldır bu üniversitedeyim. Ne zaman birkaç öğrenci bir araya gelse Rektörün ve Jandarmanın yaptığı, robocopları karşımıza dikmek. Ama biz bundan hiçbir zaman korkmayacağız amacımıza ulaşana kadar devam edeceğiz.
Otostop çekmektense eyleme katılmak daha güvenli çünkü robocoplar biber gazıyla bizi korumaya hazır.
<< Home